CİNSEL SALDIRI SUÇU (TCK MADDE 102)

TCK m. 102’de düzenlenmiştir.

KORUNAN HUKUKİ DEĞER

Cinsel saldırı suçu düzenlemesiyle, korunan hukuki değer kişinin cinsel özgürlüğüdür. Cinsel özgürlük ise genel olarak kişinin cinselliğini yaşama konusunda hür iradesiyle tercihte bulunabilme hakkını ifade eder.

Hukukun ahlak kurallarının, örf ve adetin belirlediği sınırlar içerisinde kişilerin cinsellik bakımından kendi vücutları üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilme hakkı, suçla korunan hukuki değeri oluşturmaktadır.

FAİL

Cinsel saldırı suçu faili bakımından bir özellik arz etmemektedir. Dolayısıyla herkes tarafından işlenebilir. Özel bir düzenleme yoktur. Cinsel saldırı suçunu işleyen erkek olabileceği gibi kadın da olabilir. 765 sayılı önceki kanunda ırza tecavüz teşkil eden suçları yalnızca erkeklerin işleyebileceği anlayışından vazgeçilerek, modern zamanların ruhuna uygun bir düzenleme ile failin erkek olabileceği gibi kadın da olabileceği düzenlemesi getirilmiştir. 

MAĞDUR

Suçun mağduru yine herkes olabilir. Yani cinsel saldırı suçu herkese karşı işlenebilir. Mağdurun evli veya bekar olması suçun oluşması bakımından önemsizdir.

Ölülere karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı niteliğindeki eylemler, TCK. 130/2’deki bir ölünün ceset veya kemiklerhakkında tahkir edici eylemler kapsamına girmektedir. Diğer yandan ölünün üzerindeki cinsel davranışlar müstehcen bir yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üretmek içinse burada TCK 226’daki müstehcenlik suçu oluşmuştur, denir.

Suçun mağduru 18 yaşından büyük bir erkek veya kadın olabilir. Zira 18 yaştan küçüklere karşı gerçekleştirilen davranışlar TCK M.103 kapsamında ayrıca cezalandırılır.

FİİL

Cinsel saldırının temel şekli, vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel davranışlarla işlenir.

Suç, cinsel mahiyeti olan, vücut dokunulmazlığını ihlal eden ama vücuda organ veya cisim sokma eylemlerinin olmadığı şekilde de işlenebilir.

Cinsel davranış, cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen hareketlerdir.

Yine açıkça ortaya koymak gerekir ki şehevi arzularla meydana gelmeyen, cinsel mahiyeti olmayan ama vücut dokunulmazlığını ihlal eden eylemler cinsel saldırı suçunu oluşturmaz.

Niyet, amaç cinsel içerikli, şehevi olmalıdır. Suçu işleyenin bu arzularını tatmin edip etmediği de yine bu suçun meydana gelmesi açısından anlamsızdır.

Kişilerin kendileri istememesine rağmen,cinsel arzuları tatmin  amacıyla okşama, vücudun çeşitli yerlerini elleme, sarılıp öpme, mahrem yerlerini sıkma gibi hareketler cinsel saldırının basit-temel şeklini oluşturur.

Bu doğrultuda Yargıtay, yolda yürüyen kişinin kalçasının ellenmesini, mağdurenin beline sarılmayı vb. hareketleri cinsel saldırı saymıştır.

Cinsel saldırı cebir, hile, tehdit gibi birtakım unsurları içererek gerçekleşebilir.

Bununla birlikte cinsel saldırının cebir ve şiddet içermesi zorunluluk değildir. Cinsel saldırıdan bahsedebilmek için, cinsel şehevi istek ve bu amacı sağlamak için kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali temel şartlardır.

Cinsel saldırı suçu failin cinsel saldırı içeren davranışları mağdur üzerinde gerçekleştirmesi şeklinde olabileceği gibi, mağduru cebir ve tehditle kendi üzerinde cinsel hareketler gerçekleştirmesine zorlamakla da oluşabilir.

Cinsel saldırı ile cinsel taciz suçları arasındaki fark, mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.

Cinsel saldırı suçu taksirle işlenemez. Yalnızca kasten işlenebilir.

İlgilinin cinsel münasebete rızası olması halinde, cinsel içerikli eylemler cinsel saldırı suçunu oluşturmaz. Ancak örneğin normal ilişkiyi kabul eden bir kişi ile arkadan ilişki yapılması halinde yine cinsel saldırı meydana gelmiştir denir. Rızanın hukuka uygunluk sebebi olabilmesi için, rızayı gösteren kişinin rıza gösterebilmeye ehil olması gerekmektedir.

EŞE KARŞI CİNSEL SALDIRI

Cinsel saldırı suçunun temel halinin işlenmesi durumunda eşe herhangi bir ceza verilmesi söz konusu değildir. Ancak TCK m.102/2’ye göre cinsel saldırı suçunun sair cisim ya da organ sokma suretiyle eşe karşı işlenmesi halinde fail eşe ceza öngörülmektedir. O halde suçun temel halinde eş bir ceza almayacaktır. Suçun nitelikli halinde ise eşe ceza vardır. Ayrıca cinsel saldırı suçunun nitelikli halini işlemiş olan eş hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdur eşin şikayetine bağlıdır.

CİNSEL SALDIRI SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ

Vücuda organ veya sair cisim sokulması suçun nitelikli halini oluşturur. Maddenin gerekçesinde vücuda organ veya cisim sokulmasının vajinal, oral veya anal yollardan olabileceğini ifade etmektedir. Dolayısıyla burun, kulak gibi organlar sokma eyleminin gerçekleştirilmesi için elverişli olsa da cinsel içerikli bir hal almadığı için cinsel saldırı taşımaz.

Vücuda sokulan cisimle ilgili, vücuda acı vermesi aranmadığından katı olabileceği gibi sıvı cisimlerin sokulması da cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır.

Ayrıca kanunda sayılan

a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,

d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

bu durumlar ceza artırım sebebidir.

YAPTIRIM VE KOVUŞTURMA USULÜ

Cinsel saldırının temel şekli, mağdurun şikayeti üzerine soruşturulan veya kovuşturulan bir suçtur. Buna karşın nitelikli cinsel saldırı re ’sen soruşturulur ve kovuşturulur.

Cinsel saldırının temel şekli için beş yıldan on yıla kadar, nitelikli şekli için ise on iki yıldan azolmamak kaydıyla  hapis cezası öngörülmüştür. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Cezanın artırılmasını gerektiren hallerin gerçekleşmesi durumunda cezalar yarı oranında artırılır.

Cinsel Saldırı Suçu m. 102 şu şekildedir:

Cinsel saldırı Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 Md.)

(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

(3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

ÖRNEK OLAYLAR

Cinsel saldırıya ceza

Bursa’da bir kişi dolmuşta yanına oturduğu kadını elle taciz etti. Kadının tepki göstermesi üzerine sanık, o sırada yolcu indiren dolmuştan atlayarak kaçtı. Mağdure bu ilk olayla ilgili adli makamlara başvurmadı. Sanık, olaydan 10 gün sonra bu kez otobüste aynı kadının arkasına geçerek tacizde bulundu. Kadının tepkisi üzerine otobüsteki yolcularca yakalanan sanık, polise teslim edildi.

Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada, sanık hakkında cinsel saldırı suçunu düzenleyen ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis öngören 102/1. maddesi kapsamında iki kez cezalandırdı. Mahkeme kararında, aynı mağdureye karşı 10 gün içerisinde 2,5 milyonluk bir kentte böyle bir eylemin rastlantıyla açıklanamayacağına işaret ederek, bu nedenle iki kez cezalandırıldığı belirtti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Bozma kararında, bir kişiye karşı aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Sanığa, aynı suçtan iki kez cezalandırılmak suretiyle fazla ceza verildiği, bunun da bozma nedeni sayıldığı kaydedildi.

Otobüste tacize 6 yıl ceza

Muğla-İstanbul seferini yapan yolcu otobüsünde üniversite öğrencisi kıza cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılanan muavin, 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada yolcuya karşı cinsel saldırı suçu işlediği kararı verilen sanık hakkında 7,5 yıl hapis cezası verildi. Ancak ceza, sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınıp, 1/6 oranında indirilerek, 6 yıl 3 aya düşürüldü.

Etiketler:
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir