ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI SUÇU

Cinsel istismar suçunu kısaca; bir yetişkinin, çocuğa cinsel anlamda yaklaşımlarda bulunması olarak tanımlayabiliriz. Çocuklar tamamen savunmasız oldukları ve söz konusu suçu yani kendilerine karşı yapılacak bu tarz eylemleri anlamlandıracak kabiliyette değildirler. Dolayısıyla çocuğa karşı yapılacak birçok davranış cinsel yönden istismar kapsamında değerlendirilir.  Çocuklara yönelik cinsel istismar ve taciz gibi suçlarla karşı karşıya kalıyoruz. Kanunda çocuğu cinsel yoldan istismar etme suçunun cezası hapis olarak belirlenmiştir.

Ülkemizde maalesef bu suçla sıkça karşılaşıyoruz. Medyaya yansıyan haberlere göre, çocuklara cinsel yönden istismar suçları cezasız kalmamaktadır. Bu suç; yazılı ve görsel basında “engelli çocuğa taciz, tacizciyi linçten polis kurtardı, çocuk tacizcisine ceza yağdı” gibi çok sayıda başlık altında haber olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuda önemli unsurlardan biride şayet ‘çocuğa cinsel yoldan istismar etme suçu’ olayından bir şekilde haberdar ya da tanık olma durumunda hemen ilgili yerlere şikayette bulunmak gerekmektedir. Bir bakıma şöyle de diyebiliriz; bu suçtan haberdar iseniz ve sessiz kalıyorsanız suça ortak olursunuz. Özellikle anne ve babaların çocuklarını bu suçtan korumalarının çok sayıda yöntemi vardır. Anne babalar her şeyden önce çocuklarıyla iletişimlerini çok sıkı tutmalıdır. Çocuklarla konuşmak, onların anlayacağı şekilde iletişim kurup çocuğun söyleyeceklerini dinlemek çocuğu bu suçtan koruma adına atılacak adımların başında gelir.

Türk Ceza Kanununun 103. maddesinde, çocuğun cinsel yönden istismarı suçu düzenlenmiştir.Türk Ceza Kanunu’nun “çocukların cinsel istismarı” başlıklı 103. maddesi şöyle:

1- Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;

  1. a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
  2. b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılır.

2- Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Anayasa Mahkemesi, yerel bir mahkemenin başvurusu üzerine yaptığı değerlendirmede çocuğun cinsel yönden istismarını düzenleyen 103. Maddenin birinci fıkrasında yer alan  “15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına” ilişkin hükmü iptal etti. Yüksek Mahkeme, bu tür davalara ilişkin yargılamada, her bir somut olayın özelliklerinin dikkate alınmasını ve buna göre cezalandırılma yapılmasını istedi.

Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı hukukçuların da tepkisini çekmişti. İptal kararının gerekçeleri incelendiğinde ortaya çıkan ortak kanıda bir bakıma mahkemelerin elini kolu bağlanmıştır. TBMM’de yeni bir düzenleme yapılmaması durumunda bu davalarda sanıklar hakkında davanın mağdurları yetişkin kişiler gibi dikkate alınacak ve bu yönde ceza uygulamasına gidilecek. Buradan anlayacağımız sanıklara daha az ceza verileceğidir, yani mahkemenin vereceği ceza 12 yıldan fazla olamayacaktır.Halbuki iptal kararı verilmeden önce 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçu davalarında sanıklara 16 yıldan daha az ceza verilemeyeceği hükmü bulunuyordu.

Etiketler: , , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir