KİŞİSEL VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK ELE GEÇİRME YAYMA VEYA VERME (TCK MADDE 136-137)

Hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak, ya da ele geçirmek bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır Bu suçun düzenlenmesinin amacı, insanların kişisel verilerinin yetkisiz, yani aslında elinde bulunmaması gereken kişilerde olmasını engellemektir.

Kişisel verilerin korunması çağımızda en önemli haklardan biridir. Bu hak TCK 136 dışında, 1982 Anayasamız madde 20, Evrensel İnsan Hakları bildirisi madde 12, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 8 uyarınca da korunmaktadır.

Korunan hukuki yarar, özel hayatın gizliliği ve korunması hakkıdır.

Suçun Unsurları

Fail

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçunu herkes işleyebilir. Kanunda bununla ilgili herhangi bir özel hüküm yoktur. TCK m.137’de kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir. 

Mağdur

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçu herkese karşı işlenebilir. Kanunda bununla ilgili herhangi bir özel hüküm yoktur.

Suçun Konusu

Kişisel veri, kimliği belirtilen veya belirtilebilen gerçek kişiyle ilgili tüm bilgiler anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle kişisel veri, bireyin kişisel, mesleki veya ailevi özelliklerini gösteren, o bireyi diğer bireylerden ayırmaya ve niteliklerini ortaya koymaya elverişli her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır.

Kişisel verilerin korunması tasarısının gerekçesinde, kişisel veri sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi, doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin psikolojik, akli, fiziki, kültürel, sosyal, ekonomik ve sair özelliklerine ilişkin verilerdir.

Yargıtay, kişisel veri kavramından, kişinin yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde ancak belirli kişilerle paylaştığı nüfus bilgileri, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap numarası, telefon numaraları, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi yanında 135. Maddenin 2. Fıkrasında geçen kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması gibi durumları da kapsayacak şekilde anlaşılması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak Yargıtay herkesin ulaşabileceği bilgilerin ise kişisel bilgi şeklinde yorumlanmaması gerektiğini eklemektedir.

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçunun oluşması için, verme, yayma veya ele geçirme eylemlerinden herhangi birisinin işlenmesi yeterli olacaktır.

Verme, bir kişinin elindeki veriyi bir başka kişiye vermesidir

Yayma vermeden farklı olarak, elde bulundurulan verilerin birden fazla kişiye verilmesidir. Yani eğer kişisel veriler birden fazla kişiye verilmişse bu yayma olmaktadır.

Ele geçirme ise bir kimsenin bir başkasının elinde olan materyali onun rızası dışında veya rızası dahilinde ele geçirmesidir.

Veren veya yayanın bu verileri hukuka aykırı veya hukuka uygun ele geçirmesinin bu suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Ancak burada eklenmesi gereken nokta, eğer kişi verileri hukuka aykırı şekilde elde etmişse, hem TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu hem de TCK 136 kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçu meydana gelmiş olacaktır.

Yine bir başka hususta, maddeden de anlaşılacağı üzere bu verme, yayma ve ele geçirme eylemleri hukuka aykırı gerçekleştirilmelidir. Yani eğer hukuki bir düzenleme ile verilerin verilmesine, yayılmasına veya ele geçirilmesine izin verilmişse, burada bu suçtan bahsedilemez.

Yargıtay, bir kimsenin hastalıkla ilgili bilgilerini başkalarına verme, şikayet edeceği kimse ile ilgili bilgileri hastaneden alma, birisinin fotoğrafını internette arkadaşlık sitesine koyma durumlarında bu suçun oluşacağına karar vermiştir.

Bu suç kasten işlenebilir. Taksirle işlenemez.

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçunun tamamlanması için, mağdurun herhangi bir zarara uğramasına gerek yoktur.

Suçun Nitelikli Halleri

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma veya verme suçu

  1. a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
  2. b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenirse bu suçun nitelikli hali oluşmuş olur.

Yaptırım

Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Nitelikli hallerin bulunması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçu işleyene verilecek ceza 1 yıldan az olması halinde para cezasına çevrilebilecek, iki yıldan az olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümleri uygulanabilecektir.

 Görevli ve Yetkili Mahkeme

Şikâyete bağlı değildir. Kovuşturma ve soruşturması re ’sen yapılır. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle bu suçu işlemesi halinde 4483 sayılı yasa uyarınca yetkili merciden izin alındıktan sonra soruşturma yapılması gerekmektedir.

Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

 Zamanaşımı

Suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Yani suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl geçmeden mağdur aleyhine işlenen suç savcılığa bildirilmelidir. Aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından suç ile ilgili soruşturma yapılamayacaktır.

Örnek Olaylar

Nafaka oyunu pahalıya patladı

Boşanma davasında, daha fazla nafaka almak amacıyla, mahkemeye eşine aitmiş gibi 700 bin euroluk sahte dekont sunan kadın öğretmenin, 9 yıla kadar hapsi isteniyor.

İstanbul’da boşanma aşamasında olduğu eşinden daha fazla nafaka alabilmek iddiasıyla mahkemeye 700 bin euroluk sahte dekont veren kadın öğretmen hakkında ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ suçlarından 9 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Ünlü oyuncunun, ev adresini sosyal medyadan paylaşınca mahkemelik oldu

Oyuncu Bade İşçil’in Nişantaşı’ndaki evinin açık adresini sosyal medyada paylaştığı iddia edilen sanık Tarkan Süalp’in yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle Tarkan Süalp’in beraatine karar verdi.

İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak” , “Sesli, yazılı veya görüntülü hakaret” ve “Tehdit” suçlarından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223/ 2 – a maddesinde yer alan “Yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” gerekçesiyle sanık Tarkan Süalp’in beraatine karar verdi.

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir