TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİNE KARŞI SİLAHLI İSYAN SUÇU (TCK MADDE 313)

Türk Ceza Kanunu madde 313’te hükümete karşı silahlı isyan suçu şu şekilde düzenlenmiştir:

Madde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

Genel Bilgiler

Bu madde de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik unsurunun oluştuğu üç güçten yönetim gücünü temsil eden Hükûmetin ortadan kaldırılmasına veya böyle olmamakla birlikte görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs edilmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçta, Anayasa düzeninin temel organlarından biri olan Hükümetin ortadan kaldırılmasına veya görevlerinin engellenmesine yönelik teşebbüs anlamına gelen icrai hareketler suç olarak kabul edilmektedir.

Korunan Hukuki Değer

Devlet egemenliği kullanıcı en üst siyasi iktidarın sahibi ve kullanıcısıdır. Siyasi iktidar, ülkedeki insanlar için bağlayıcı kararlar alabilme, toplumdaki davranışları denetleyebilme ve gerektiğinde zora başvurarak uygulayabilme yetkisini ifade eder.

Bu suçla korunan hukuki değer, egemenlik unsurunu meydana getiren üç güçten yönetim gücünü temsil eden hükümetin, ortadan kaldırılması veya işlevini yerine getirmesinin engellenmesini önlemektir.

Anayasamız 8. Maddesinde bu amaç “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir” şeklinde açıkça belirtilmiştir.

Bu madde ile hükumet veya Bakanlar Kurulu’nu bütün olarak korur. Dolayısıyla bir Bakan’ın veya ayrı ayrı bakanlar bu madde kapsamına girmeyecektir. Ancak Başbakan’ın görevlerini icra etmesinin engellenmesi halinde hükümete karşı suç işlenmiş olduğu kabul edilir

Maddi Unsurlar

Fail ve Mağdur

Suçun tanımında failin sıfat veya görevi ile ilgili herhangi bir belirleme bulunmamaktadır. Herkes bu suçun faili olabilir. Suç bir bütün olarak Bakanlar Kuruluna karşı işlenmektedir. Dolayısıyla Bakanlar Kurulunu oluşturan bakanlıklardaki gerçek kişiler, bu suçun mağduru olamazlar. Yani Hükümete Karşı Silahlı Suç oluştuğu var sayılsın, o dönem ki Kültür ve Turizm Bakanı bu suçun mağduru olamaz. Suçun mağduru Bakanlar Kurulu’dur. Bununla birlikte hükümete karşı silahlı suç oluşurken gerçekleştirilen diğer suçların gerçek kişilere karşı işlenmesi halinde, bu kişiler bu suçların mağduru kabul edilirler.

Fiil

Silahlı isyan, devlet otoritesini yok etme amacı taşıyan eylemler anlamına gelir. Başka bir ifade ile isyan çok sayıda kişinin cebir ve şiddetle devlet kuvvetlerin karşı koymaları anlamına gelir. Suçun oluşması için gerekli temel nokta, “halkı silahlı olarak maddi bir fiile kışkırtmaktır”. Burada bahse konu fiillerin açıkça, hitap edilen topluluğa ifade edilmesi ve halkın bu doğrultuda yönlendirilmesi gerekmektedir. suçun meydana gelmiş olduğunun ileri sürülebilmesi için , doğudan halka hitap edilerek ve geniş halk kitlelerine ulaşmak suretiyle maddi bir fiilde bulunulması gerekmektedir.

313. Maddede halktan kastedilen, bir bölge halkını ifade edecek genişlikte kabul edilecektir. Askeri Yargıtay, fiilin bir bölge halkının isyan etmesine yönelik ve elverişli olması gerektiğini, birkaç kişinin karşı görüşteki kişilere yönelik işledikleri fiillerin bireysel suçlar kapsamında olacağını ifade etmiştir.

Bu suçun oluşması için gerekli bir diğer husus, amaca ulaşmak için yeterli örgütlenmenin sağlanmış olması bu suçta olması gereken bir önkoşuldur. örgütlenmenin kişiler arasında hiyerarşik bir bağ kuracak şekilde ülkenin tamamı yâ da bir bölümünde yoğun olarak teşkilatının bulunması gerekmektedir. Maddedeki tahrik eylemi ciddi niteliği haiz fiilleri kapsamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.02.2004 tarihli kararında, TCK’nun 313. Maddesine karşılık gelen 765 Sayılı Yasanın 149. Maddesi uyarınca verilen kararda suçun oluşması şartları şu şekilde belirtilmiştir; a. Halkın isyana tahriki maddi unsurunun, teşvikin gerçekleşmesi açısından manevi bir değer taşıması ve tahrikin bu amacı gerçekleştirmeye yönelik bir değer ifade etmesi gerekmektedir. b. Teşvik hareketinin halkta suç konusu fiile ilişkin bir psikolojik etki doğurması gerekmektedir. Bu etkinin tehlike doğuracak güçte olması yeterlidir. c. Bu teşvikin halkı silahlı bir isyana sevk niteliğinde olması gerekmektedir. d. Tahrik edilen topluluğun devletin emniyeti açısından tehlike oluşturacak nitelikte olması gerekmektedir. e. Bu eyleme göre katılanların sayısı, hedefi ve yönel ilen eylemin hükümet fonksiyonlarını hedef alması gerekmektedir.

Suçun Nitelikli Hali

Hükümete karşı silahlı isyanın gerçekleşmesi, cezayı ağırlaştıran nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. İsyana tahrik cezalandırılmıştır. Tahrik fiili neticeye yol açarak halkı silahlı isyana götürürse, cezanın ağırlaştırılması öngörülmüştür.

Manevi Unsur

313. maddedeki suçların yalnızca kasıtlı biçimleri düzenlenmektedir. Dolayısıyla bu maddedeki suçların taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Kovuşturma ve Görev

Şikayete bağlı olmayıp, resen soruşturulur ve iddianameyle dava açılır. Bu suç, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu madde 3 uyarınca terör suçu niteliğindedir. Bu suçta ceza muhakemesi kanununda öngörülen tutuklama süresi iki kat olarak uygulanır.

Yaptırım

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Hükümete karşı silahlı isyana tahrik ve Hükümete karşı silahlı isyanı idare etme fiilleri, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Hükümete karşı silahlı isyana tahrik ve Hükümete karşı silahlı isyanı idare etme fiilleri işlenirken, başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

Etiketler:
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir