YABANCI HİZMETİNE ASKER YAZMA, YAZILMA SUÇU (TCK MADDE 320)

Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma suçu TCK 320’de şu şekilde düzenlenmiştir.

Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma

         Madde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında artırılır.

(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Genel Bilgiler

Vatan savunmasında silahlı kuvvetler başat roldedir. Bu öneme binaen silahlı kuvvetlerin vatan savunması bakımından ka­nunlar çerçevesindeki görevlerini gereğince yerine getirebilmeleri için, men­suplarının kanunlara itaat etmeleri ve yeminlerine sadık kalmaları, askerî disiplini sıkı bir şekilde muhafaza etmeleri gerekmektedir. Madde kapsamında iki suç tanımına yer verilmiştir. Bunlardan birin­cisi, askerleri veya askerî idareye bağlı olarak çalışan sivilleri kanunlara itaatsizliğe, yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini ihlâle, askerlik hiz­metine ilişkin görevlerini keza ihmale yöneltmek veya tahrik etmektir. Fık­rada yer alan ikinci suç ise, sözü geçen yöneltme ve tahrik konularını asker­lerin önünde övmek veya bunları iyi gördüğünü söylemektir.

Korunan Hukuki Değer

Bir ülkede yaşayan vatandaşların tamamının o ülkeye sadakat yükümü bulunmaktadır. Bir başka ülkenin askeri kuvvetleri için çalışmak bu sadakat yükümünü ihlal anlamına gelmektedir. Bu madde ile bir ülkede yaşayan vatandaşların sadakat yükümlülüğüne aykırı ve dahası savunmayı zayıf duruma düşürecek şekilde bir davranış biçimine girmesi önlenmek istenmiştir. Buradan hareketle bu suçun düzenlenmesi ile korunmak istenen hukuki değerin milli savunma olduğunu söylemek mümkündür.

Fail

Maddede bu maksatla iki suç yer almaktadır. Her iki suçun faili asker veya sivil olabilir. Faile ilişin herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.

Mağdur

Bu suçlarla, millî savunma ile ilgili toplum yararı ihlâl edilmiş olmaktadır. Askerler veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişiler ise suçun konusunu teşkil etmektedirler. Dolayısıyla bu suçun mağduru toplumun kendisi olmaktadır. Somut ve belirli bir gerçek kişi bulunmamaktadır.

Maddi Unsur

Suçun işlenmiş kabul edilebilmesi için maddi bir sonucun meydana gelmiş olması aranmamıştır. Suçun oluşması için yeterli elverişli hareketle icra etmeye başlanması yeterlidir. Bu suçlara ceza hukukunda tehlike suçu adı verilmektedir.

Madde kapsamında iki suç tanımına yer verilmiştir. Bunlardan birin­cisi, askerleri veya askerî idareye bağlı olarak çalışan sivilleri kanunlara itaatsizliğe, yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini ihlâle, askerlik hiz­metine ilişkin görevlerini keza ihmale yöneltmek veya tahrik etmektir. Fık­rada yer alan ikinci suç ise, sözü geçen yöneltme ve tahrik konularını asker­lerin önünde övmek veya bunları iyi gördüğünü söylemektir.

Birinci fıkradaki suçun ülke içinde işlenmesi gerekmektedir. Yabancı ülke topraklarındaki bir Türk vatandaşının o ülkede iken asker yazılması veya silahlandırılması halinde bu suç oluşmamaktadır. İkinci fıkradaki suç yabancı bir ülkeden de işlenebilir.

Asker yazmada kişiye silah verilmesi şart değildir.

Her iki fiil de bir tehlike suçu oluşturduklarından yöneltme, tahrik veya övme veya iyi gördüğünü söyleme, suçun oluşması için yeterlidir. Do­ğal olarak, her tehlike suçunda olduğu gibi, maddenin yorumunda somut tehlike olasılığının varlığı araştırılmalıdır. Ayrıca fiilen bir itaatsizlik netice­sinin meydana gelmiş bulunması gerekli değildir.

Manevi Unsur

Bu suç kasten işlenebilen suçlardandır.

Suçun Ağırlaştırıcı Sebepleri

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında her iki suça ait ortak ağırlaştı­rıcı nedenler gösterilmiştir. İkinci fıkradan anlaşılacağı üzere suçun oluşması için bir tek kişiye yönelik tahrik yeterlidir.

Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında artırılır.

Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Kovuşturma ve Yaptırım

Bu maddedeki suçlar, şikayete bağlı olmayıp, re’sen soruşturma ve kovuşturmaya tabii olmaktadır.

Bu suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen sürenin iki katı uygulanır.

 

Etiketler: ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir